İçinde bulunduğumuz yıl boyunca tüm dünyayı etkisi altına alan ve oldukça hızlı bir şekilde yayılma potansiyeli olan Kovid-19 salgınının ne zaman biteceğine dair belirsizlik, sebep olduğu ölümler ve uzunca bir süre karantinada olma durumu yaşamımızın her alanı üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Fiziksel sağlığın tehdit altında olması ile birlikte hem kendimize hem yakınlarımıza bir şey olacak korkusu, önlem amaçlı alınan kısıtlama kararlarının ekonomi ve sosyal yaşamlarımız üzerine etkisi de oldukça büyük bir öneme sahiptir. Tüm bu ve bunun gibi etkenler pandemi sürecinin psikolojik etkilerini düşünmemiz gerektiğini hatırlatır.

Pandeminin psikolojik etkileri kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Yaş, cinsiyet, kişilik yapısı, sosyoekonomik durum, kültürel düzey, stresle başa çıkma becerisi, yaşama bakış felsefesi gibi birçok etken bu durumda belirleyicidir. Anahtar nokta ise; kimsenin psikolojik olarak kırılganlığını ya da güçlülüğünü diğerleri ile kıyaslamamasıdır.

Belirsizliğin tüm süreç boyunca hakim olduğu bu pandemi sürecinde herkesin ortak yaşadığı duygular hastalanma ve ölüm korkusu, yakınlarını kaybetme endişesi. Pandemi süreci boyunca iş ve ekonomik sorumlulukları yerine getirme ve öğrenciler için okula devam etme gibi yerine getirilmesi gereken zorunluluklar da ortak paydada buluşulan meseleler. Tam olarak göremediğimiz ve nasıl bir işleyişi olduğunu bilmediğimiz bir organizma tarafından böylesine bir tehdite maruz kalmak temel ve normal bir endişedir. Nasıl ki Kovid-19 fiziksel etkileri her bireyde aynı değilse bu sürecin bireyler üzerindeki psikolojik etkileri oldukça farklı olabilir.

Bazı kişiler bu durumdan dolayı hiç kaygı duymaz ve önlem noktasında isteksiz olurken bazı kişiler ise oldukça fazla kaygı duyar ve bu kaygı seviyesi hayatının her alanını olumsuz etkilemeye başlar. Çoğunluk ise orta düzey bir kaygı içinde hem önlem ile riski minimalize eder hem de yaşamına optimal bir seviyede işlevsel devam eder.

Pandemi sürecine verilen duygusal ve davranışsal tepkiler bazı psikolojik rahatsızlıkların özellikle de anksiyete ve depresyon semptomlarına benzerlik gösterebilir. Eğer daha önceden geçirilen ya da şu anda geçirilmekte olan bir psikolojik rahatsızlık alt yapısı var ise pandemi sürecinde bu semptomların nüksetmesi ya da daha şiddetlenmesi mümkün olabilir. Böyle bir durumda mutlaka uzman desteği gerekmektedir.

Evde Kalma Süreci

Pandemi boyunca alınan tedbirler dahilinde dönem dönem sokağa çıkma kısıtlamalarının uygulanması ile evde kalma zorunluluğu ve sosyal hayatın önemli parçası olan bazı işletme türleri için uygulanan kısıtlamalar sosyal izolasyonun artmasına ve akabinde yalnızlık duygusunun tetiklenmesine sebep olmaktadır. 

Karantina içinde olmak kimse için hoş bir durum değildir. Sevilen kişilerden ayrı kalmak, özgürlüğü yitirme , dışarıdan dayatılan bir zorunluluğa riayet etmek ve can sıkıntısı taşıması yüklü bir engellenmişlik duygusunu beraberinde getirir.

Pandemi süreci içerisinde odaklanmayı en çok unuttuğumuz yer belki de bu krizin bizlere sunduğu bazı farkındalıklar. Örneğin; hangimiz daha önce ait olduğumuz yerde yani evimizde bu kadar fazla zaman geçirme imkanı bulduk? Hangimiz aynı evi paylaştığımız diğer bireyler ile bu kadar fazla etkileşim kurma fırsatı yakaladık? Evet, zaman zaman aynı evin içerisinde hem kendimizle hem de diğerleri ile baş başa kalmak zor ama birbirimizin bilmediğimiz yönlerini de keşfetmek hatrı sayılır bir lütuf.

Karantina Günlerinde Krizi Nasıl Fırsata Çevirebiliriz?

Bazen hayatımızdaki bazı krizler alışkanlıkları değiştirmek ve yerine yenilerini koymak için güzel bir fırsat olabilir. Bu nasıl mümkün olacak, kocaman bir belirsizliğin içinde değişen hayat koşullarına adapte olmaya çalışıyorum diye düşünebilirsiniz. Şimdi olumlu yanlara odaklanmak için neler yapabileceğinize yakından bakalım:

  • Öncelikli olarak virüsle ilgili olan gelişmeleri mutlaka güvenilir kaynaklardan takip edin. Asılsız ve yanlış bilgilerden uzak durmak kaygınızı kontrol etmenize yardımcı olacak.
  • Sosyal bir varlık olduğunuzu unutmayın! Çevrenizle ve sevdiklerinizle teknoloji imkanlarını kullanarak sık sık iletişim halinde olun.
  • Günlük rutinlerinizi korumak bu süreçte adaptasyonu kolaylaştıracaktır. Beslenme ve uyku düzeninizi bozmamak bu süreci sizin için normalleştirecek.
  • Dışarıdaki fiziksel aktivite alanının kısıtlanması ile birlikte evde kendinize yeni bir egzersiz planlaması yapıp boş vakitlerinizi verimli bir şekilde değerlendirebilirsiniz. Bu planlama için online hizmetlerden ve uzmanlardan destek alabilirsiniz. 
  • İşinizi evden sürdüyorsanız ve odaklanma problemi yaşıyorsanız iş yerinde uyguladığınız rutinleri evde de uygulamalı çalışma saatleri içinde kısa molalar vermelisiniz.
  • Bu dönemde kaygıyı azaltmak ve zamanı verimli kullanmak için zihni meşgul edecek ve size keyif verecek aktiviteleri sık sık yapmalısınız. Uzun zamandır okumayı ertelediğiniz kitaplar, izlemek için vakit bulamadığınız dizi ve filmler varsa şimdi tam zamanı!
  • Yeni hobiler edinmek ve zamanı verimli kullanabilmek için de kendinize uygun arayışlara girebilirsiniz.
  • Kişisel gelişim kitaplarını ve seminerlerini online olarak takip edebilir kendi içinize dönüp bu zamanı kendinizle tanışmak için değerlendirebilirsiniz.
  • Evde birlikte yaşadığınız aile üyeleri ile sohbet saatleri yapıp yakın bir iletişim ve ilişki kurabilir birbirinizin daha önce fark etmediği yönlerini tanıyabilirsiniz.
  • Sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliştirmek için online programlara katılıp uzmanlardan destek alabilir evde geçirdiğiniz süreci bedeninize yatırım yaparak değerlendirebilirsiniz.
  • Sağlıklı fit yemek tarifleri araştırabilir, özellikle hafta sonlarını hafta içi daha iyi beslenebilmek için önceden yemek hazırlayıp dolabınıza yerleştirmekle değerlendirebilirsiniz.

Yukarıdaki önerileri ya da  bireysel hayatınızda karşılığını bulan her seçeneği değerlendirerek pandemi gibi belirsiz ve kaygı dolu bir dönemi fırsata çevirip yeni kazanımlar elde etmek sizin elinizde.